Facebook ve Google karşılaştırması – İnsan makineye karşı

by Ibrahim Evsan on 21. Eylül 2010

Bir süre boyunca dijital süper güçlerin iddialarının sınırları belirli ve kesin gibi görünüyordu. Amazon gitgide aşırı güçlü bir dijital alışveriş merkezine dönüşüyor, Microsoft sadece çevrimdışı karşımıza çıkan dev olmaya devam ediyor ve Apple iPhone ve iPad ile mobil telekomünikasyon cihazlarında bir numara olduğunu bir kez daha ortaya koyuyordu.

Ama birdenbire dijital dünya sanki yerinden oynadı. Amazon Kindle ile birlikte, Apple’ın da şimdi iPad ile göz koyduğu çevrimdışı kitap pazarına giriş yaptı. Microsoft dijital görünmezlikten kendini kurtararak Bing ve Yahoo ile Google’a meydan okumaya çalışıyor, ayrıca Microsoft’un yeni internet tarayıcıları da eskiye nazaran artık çok övgü alıyor. Ve son olarak Apple, reklam pazarına girmesiyle ve böylece Google’a meydan okumasıyla heyecan yaratıyor.

Facebook’un başarısı, etkileyici rakamlarına yansıyor. Diğer çevrimiçi ürünlerin aksine, Facebook’un kullanıcı sayısına ilişkin bildiriler yüz milyonluk adımlarla artış gösteriyor. Facebook sadece en çok kullanılan çevrimiçi ürün olmakla kalmıyor, aynı zamanda internetin az ya da çok şekillendirdiği insanın arkadaşlarıyla iletişim ihtiyacına cevap veren bir sosyal işletim sistemi olma yolunda ilerliyor. Ancak bu dijital süper güç de, şu ana kadar düşünüldüğünden çok daha fazlasını gerçekleştirme kapasitesine sahip olabilir:

Arama sonuçlarının olağanüstü kalitesine güvenebilecek olan Facebook arama motoruyla.

Bu arama motoru, Google’daki arama sisteminde olduğu gibi “mekanik filtrelerleˮ, yani algoritmalarla değil, “insani filtrelerleˮ, yani arkadaşlarımın değerlendirmeleri doğrultusunda arama yapabilir. Facebook’ta belli bir kelimeyi girip arama yaptığımda, ilk olarak arkadaşlarımın beğendiği sayfalar gösterilebilir. Bu benim bir şeyin lehine veya aleyhine olan kararımı, hiçbir şekilde kişisel olmayan, her şeyi hiçbir kullanıcıya açık olmayan kriterlerin doğrultusunda değerlendiren Google aramasından çok daha fazla etkileyebilir.

Bunun yanısıra Facebook araması, internetteki uzmanların sayfalarını gösteren bir “uzmanlar bölümünüˮ de içerebilir. Bir aramayı, arkadaşlık ve duygusal boyutun önde olduğu bir bilgi bölümü ve tamamen akla dayanan bir uzman bölümü şeklinde iki bölüme ayırmak birçok insanın karar verme sürecine en iyi şekilde cevap verecektir. Bir kararın hem duygusal hem de akli açıdan değerlendirilmesi eşit şekilde devreye girerek, basit ve yorum içermeyen bir arama sonucu “bunu beğendimˮe dönüşebilir. Bu “ beğeniˮ, böylece“Facebook arama mekanizmasındaˮ bir “tavsiyeˮ haline gelebilir. Bunun için internetteki tüm web sitelerinin “beğeni butonlarınaˮ açık olması ve bunları siteye entegre etmesi gerekmektedir. Bu da Facebook aramasına dahil olabilmek için Facebook’a içeriklerine erişme izni vermeleri anlamına gelmektedir.

“Bunu beğendim” böylelikle, verimli ve hedef odaklı çalışmayı benimseyen bir dünyada, kendi başına bir karar kriteri haline geliyor. Ancak bununla birlikte biz aynı zamanda, hiçbir nüansa ve ara nağmelere yer vermeyen bir “başparmak yukarıˮ yoluna çıkıyoruz. Arama sonuçlarının değerlendirilmesi önceden de olduğu gibi hâlâ arayanın elinde, o aramasında kullanmak istediği ve arama sonuçlarına uyguladığı kalite kriterlerini kendisi belirliyor. Öte yandan doğruyu itiraf etmek gerekirse, Google’daki ilk üç arama sonucundan daha fazlasına hiç bakmıyoruz bile. Çünkü biz bulmak istiyoruz, aramak değil. Bu nedenle ileride arkadaşlarımızın tavsiyelerine, adı Google ve bugüne kadar çok büyük başarılara imza atmış da olsa, soğuk ve hiçbir duygu içermeyen bir makinenin sonuçlarına güvendiğimizden daha çok güveneceğiz.

Google tavsiye pazarlamacılığının gelişmesine ve beraberinde getirdiği önemli sonuçlara ayak uyduramadı. Google kullanıcıların duygularına hitap etmeyi hiç başaramadı, bu yöndeki en son deneme olan Google Wave’in başlatılmasıyla sonlandırılması bir oldu. Şu anda halen Google’ın sahip olduğu internetteki bilgi egemenliği yakın bir zamanda diğer bir dijital süper güç olan Facebook sayesinde yavaş yavaş tehlike altına giriyor.

Belki de Google makinelere fazlasıyla güvendi ve insanları unuttu?
Belki Facebook öncelikle insanları ele alarak doğru yola adım atmış oldu?

Makeleyi yazan yazar: Ibrahim

Serial Entrepreneur, Social Media Evangelist, over 17 Years Experience in Internet & Online-Business, Founder of Sevenload.com, Founder & Managing Director of United Prototype Company (www.unitedprototype.com) & UP Web Game. (www.fliplife.com) a Social Web Game. Also using twitter, follow me: Twitter!

Leave a Comment

Previous post:

Next post: