Facebook Yasağı

by Tolga Kömürcü on 11. Ekim 2010

Yasakların neresindeyiz? Yasak sebeplerini tartışmaya başlamadan önce hukuksal dayanağı hakkında

Aylardır dillendirilen bu konuda karar için son aşamalara gelmişiz gibi gözüküyor; aksi taktirde bu konunun basına bu kadar net yansıması ve ekranları saatlerce meşgul etmesi mümkün olmazdı.  Bir Türkiye klasiği olarak konunun ekranlara gelmiş olması, içeriğinin tam olarak anlatılmış olması anlamına gelmiyor. Dolayısıyla konu tek, gerçek çok, tartışmalar yüzeysel. Aslında verilere dayalı bilginin tek ve bu bilginin yorumunun çoklu olması gerekirdi.

2007 senesinde kabul edilen 5651 Nolu Kanun ile internet ortamında yapılan yayınlarla ilgili önemli bir kanun çıkarıldı. Kanunlar ne olursa olsun; yapılan tartışmaların mevcut hukuki dayanaklar üzerine yapılması gerekir. Sonrasında çıkarılan sonuç anlamsız veya zararlı olacak olursa; ancak o zaman o kanun hakkında yeniden düzenleme yapılması düşünülebilir. Kanuna dayalı durumda hatalı sonuç çıkamaz; çünkü sonucun dayanağı olan formül zaten verilmiştir ancak bu dayanağın temelleri üzerinde değişiklik yapılabilir. Sonucun kendisinde oynama yapacak olursanız, bu sonuca dayanarak muameleye tabi tutulmuş diğer insan ve kurumlara haksızlık yapılmış olunur.

Fazla detayına girmeden bu kanunun maddelerini inceleyecek olursanız sadece içerik sağlayacının yetmediğini aynı zamanda bir ‘yer sağlayıcı’ gerektiğini görürsünüz.  8. Madde suçlar ve yayına erişimin engellenmesi konusunda açıklama yaptıktan sonra 9. Madde ile itiraz hakkı konusunda bir düzenleme yapılmıştır. Zaten Facebook gibi yabancı şirketlerin platformları konusundaki sorunlarda bu noktada başlıyor. Bu sorun sadece Facebook ve Youtube sorunu değil, Türkiye’de faaliyet gösteren tüm yabancı şirketleri ilgilendiren bir konu. Ve başka konu başlıklarının karıştırılmasına engel olmak için: Bu kanun sadece yayın hususunu düzenliyor; vergi ve benzeri konuların cevaplarını burada aramamak lazım.

İster eğlence sitesi olsun, ister oyun sitesi olsun, ister sosyal platform olsun; ne olursa olsun Türk makamları yabancı şirketlerin peşinden koşmak zorunda değiller. Benzer sorunları Almanya’dan faaliyet gösteren oyun şirketleri de yaşıyor ve aynı sorunlarla onlar da yüzleşecekler, hatta bazıları çok ciddi şekilde yüzleşmekteler. Yabancı bir şirket Türkiye’de faaliyet göstermek istiyorsa, şube açmayacak olsa bile yer sağlayıcı hizmeti almak zorunda.  İçerik sorunları, tüketici şikayetleri, yasal şikayetler ve sonrasında oluşan süreçte ilgili yetkililer bu yer sağlayıcı hizmetini sağlayan Türk kuruluşlar ile temasa geçerler. Bunların olmaması durumunda ilgili konular bir süre bekletilir, bazı özel durumlarda yabancı şirketin merkezi ile irtibata geçilir ama onun da gerçekleşmemesi durumunda kanun hükümleri uygulanır. Bu hükümlerin uygulanması konusunda Türk tüketicinin başvurması gereken yer kendi yerel tüketici hakları olmalıdır.

Bu yerel hizmetleri alma konusunda her yabancı şirketin başka çekincesi oluyor. Online oyun şirketleri genel olarak bu hizmet ile vergi sorunu yaşar mıyız, gelirimizin bir kısmını Türkiye’de ödemek zorunda kalır mıyız endişesi yaşarken, Facebook gibi platformlarsa daha çok içeriğe karışma, katılımcılarının kişisel verilerinin tutulması gibi konularda endişe duyuyorlar. Örnek verecek olursak birçok Avrupa ülkesinde platformlar üzerindeki kişisel verilerin 3 ay boyunca saklanması uygun görülürken, Türkiye’deki yer sağlayıcılardan talep edilen saklama süresi en az 6 aydır.

İnternet ve sunduğu imkanlar çok geniş olmakla beraber, bu imkanların sunulması, değerlendirilmesi ve yayılması konusunda dünya çapında düzenlemeler gerekiyor. Türkiye’de yaşanan internet içerik sorunları daha çok politik içerik gibi belli başlı konulara tıkalı kalmakla beraber, ilerki yıllarda çok farklı sorunlarla karşılaşacağız. Almanya gibi internet konusunda bizden daha ileri bir ülke bile halen denetim sorununu çözemedi, çözmesini geçtim bazı konularda neresinden başlayacaklarına karar veremediler. Özellikle ticari anlamda internet üzerinden sadece ithal eden bir ülke olarak artık ciddi hazırlıklar yapmamız gerekiyor, ki internet bizleri veya kurumlarımız interneti kullanmak isteyen bizleri yutmasın.

Makeleyi yazan yazar: Tolga

Also using twitter, follow me: Twitter!

Leave a Comment

Previous post:

Next post: