Şirketlerde Sosyal Medya – Kimin Görev Alanı?

by Ibrahim Evsan on 5. Ekim 2010

Farklı holdinglere ve şirketlere yaptığım ziyaretlerde, sosyal medyanın kullanımının kimin görev alanı olduğunun çoğu şirkette pek de net bir şekilde düzenlenmemiş olduğunu tespit ettim. Çoğu şirket sadece, sosyal medya görev alanının “pazarlamada bir yerlerdeˮ olması gerektiğinin bilincinde. Böylece çok sayıda koordinasyon düzeyi göz önünde bulunduruluyor ve bu da açık iletişim ve duygusallık açısından anlayış eksikliğine yol açıyor. Ne de olsa sempati sosyal medyadaki en önemli para birimi.

Özellikle büyük ve sabit firmalarda sosyal medyanın şirketin veya markanın iletişim sürecinin bir parçası haline gelmesi neredeyse düşünülemez bir noktada. Bu, özellikle uluslararası çapta faaliyet gösteren büyük şirketler için geçerli. Ülke sınırları üzerinden koordinasyon, açık bir iletişimi neredeyse imkânsız hale getiriyor.

Bu uluslararası şirketlerin pazarlama bölümleri, iletişim stratejileriyle sık sık pazarı geniş çapta “bombalayanˮ uçak gemilerine benziyor. Bu esnada sıkça unutulan şey ise müşterilere bireysel olarak kulak vermenin, tüm medya organları aracılığıyla taarruza geçmekten çok daha iyi sonuçlar verdiği; ne de olsa bir sürat motoru bir uçak gemisine oranla çok daha iyi manevra yapma ve çok daha çabuk devreye girme kapasitesine sahiptir.

Bu nedenle bazı şirketler az veya çok başarı vadeden bir şekilde bu önemli dahili göreve bir çözüm getirebilmek için dış şirketlere başvuruyor. Ancak bu girişim daha da fazla koordinasyon basamağını beraberinde getirdiği için, sıkça hiçbir iyileşme sağlamamakla birlikte sadece şirkette dahili olarak “bu gibi işlerle uğraşılmasıˮ gereğini ortadan kaldırmaya yarıyor.

Benim düşünceme göre bu gittikçe önem kazanan sorunun çözülebilmesi için bir ağ yöneticisine ihtiyaç var. Ağ yöneticisi, şirkette önemli olarak değerlendirilen ve kamu oyunun ilgisini çekebilecek tüm düzeylere ve konulara erişebilmeli.

Ağ yöneticisinin görevleri ise çok çeşitli: şirketin içindeki ve dışındaki tüm gelişmeleri ve tartışmaları en azından tüm sosyal medya kapsamında takip etmeli, bazen girişimde bulunmalı, bazen tepki göstermeli ve bunun yanında kendi şirketiyle ilgili bilgiler için bir ilham kaynağı oluşturmalı.

Heyecan verici konular ve blog yazılarını araştırıp bulmalı, şirket mensuplarını sürekli olarak bilgilendirmeli ve internette şirkete dışarıya karşı da bir yüz kazandırmalı. Ağ yöneticisi, şirketin “genel görünümünüˮ oluşturmaktan sorumlu olan bir “sanatçıˮ olarak da tanımlanabilir.

İdeal durumda bu görev tek bir kişi tarafında üstlenilebilir. Önemli olan tüm sosyal medya kanalları üzerinden şirketin kurumsal kimliği ve kurumsal tasarımı doğrultusunda şirketi dışarıya tek bir çizgide lanse etmek. Tüm görünüm ve iletişim, şirketin çizdiği tablonun bir parçası olmalı.

Şirketler için sosyal medyanın öneminin farkına ne yazık ki henüz tüm (pazarlama müdürleri) müdürler varmadılar. Daha küçük ve esnek şirketlerin yıllardan beri başarıyla uyguladıklarıyla arayı yakın zamanda kapatmak bazı şirketler için oldukça zor olacak. Çünkü sosyal medyada yer alan en küçük bir olumsuz değerlendirme bile şirketi büyük bir hızla zor bir duruma düşürebilir. Bu yüzden bugün artık şirket bölümlerinin ötesinde hızlı ve esnek bir şekilde hareket edebilmek çok önemlidir.

Bizim sosyal medyayı nasıl ele aldığımızı burada görebilirsiniz: Facebook/UnitedPrototype.

Makeleyi yazan yazar: Ibrahim

Serial Entrepreneur, Social Media Evangelist, over 17 Years Experience in Internet & Online-Business, Founder of Sevenload.com, Founder & Managing Director of United Prototype Company (www.unitedprototype.com) & UP Web Game. (www.fliplife.com) a Social Web Game. Also using twitter, follow me: Twitter!

{ 1 comment… read it below or add one }

cenk hasdal Kasım 7, 2010, 12:20

elinize sağlık….harika bir yazı…özellikle şu bölümdeki analiz çok doğru bir tespit;

“Bu uluslararası şirketlerin pazarlama bölümleri, iletişim stratejileriyle sık sık pazarı geniş çapta “bombalayanˮ uçak gemilerine benziyor. Bu esnada sıkça unutulan şey ise müşterilere bireysel olarak kulak vermenin, tüm medya organları aracılığıyla taarruza geçmekten çok daha iyi sonuçlar verdiği; ne de olsa bir sürat motoru bir uçak gemisine oranla çok daha iyi manevra yapma ve çok daha çabuk devreye girme kapasitesine sahiptir.”

Cevapla

Leave a Comment

Previous post:

Next post: