Sosyal oyunlar ve uluslararası pazarlama penceresinden
Geçtiğimiz hafta İstanbul’da kısmen de olsa internet sektörünü bir araya getirebilen güzel bir konferans oldu. Bizler de konferansa konuşmacı olarak katıldık ve bize ayrılan zamanın ilk diliminde Fliplife projemizi tanıttık. İkinci kısımdaysa Fliplife projemizi baz alaraktan hem sosyal oyunlar ve gelecekleri konusunda hem de internet reklamcılığındaki yeni iş modelleri konusunda güzel bir söyleşiye katıldık.

Böyle buluşmalar sektör için çok önemli bir adım olduğu için, bu organizasyonu gerçekleştirenleri; yani Webrazzi ekibini tebrik etmek gerekir. Kendi açımdan bakacak olursam, sosyal oyunlar ve gelecekleri hakkındaki düşüncelerimi rahatça paylaşabileceğim güzel ve ilgili bir katılımcı kitlesi vardı. Söyleşi sonrasında Türk GAMESTER şirketinin sorumlularından Onur Kırıcı ve Volkan Taban ile Townster oyununu, sektörün durumunu, sorunlarını ve yapılması gerekenleri konuştuk. Konuşmamız belki sadece 15 dakika kadar sürmüştür ancak dilimden anlayan ve konulara bakış açıları ile işlerine çok hakim oldukları izlenimi veren genç üreticilerle konuşmak çok hoş oldu.
Konferanstaki söyleşimiz sırasında Özer’in (Kopdur) de benim de üzerinde ısrarla durduğumuz konulardan biri de şirketlerimizin şimdiye kadar çok lokal düşünmeleri, gerek ürün gerekse pazarlama bazında uluslararası piyasaya açılmaktan çekinmelerinin beraberinde getirdiği sıkıntılardı. GAMESTER şirketinin bu sorunların farkında olması ve kendi programlarına uygun bir plan ile yavaş yavaş yurtdışına açılma projeleri ise umut verici. Kendilerinin de projelerinde başarılı olmalarını diliyoruz.
İnternet üzerinden geliştirilen yeni iş modellerine baktığınız zaman, genelde yurtdışından kopyalanan fikirleri veya yabancı şirketlerin Türk şirketleri üzerinden kendi konseptlerini burada uyguladıklarını görüyorsunuz. Bu durum alışveriş siteleri için de, eğlence ve oyun siteleri için de geçerliliğini halen koruyor. O zaman bu noktada hep beraber bir hata yaptığımıza emin olabilirsiniz. Ne derseniz deyin kendi ürünlerimizin veya fikirlerimizin uluslararası pazarlamasının şu anki kadar kötü olması gerekmiyor. Klasik dağıtım ve satış kanallarının tıkadığı diğer birçok sektörde yaşanan sorunlar çevrimiçi iş modellerinde bulunmuyor. Önümüzdeki engellere bakacak olursak yurtiçinde monopol pazar dağılımlarının girişimci ve yatırıcımların önündeki en büyük engel olduğunu iddia edebilirim. Pazar paylarının en fazla ne kadar olabileceği ve hangi oranlardan sonra hangi branşlarda şirket birleşim veya satın almalarına izin verilip, verilmeyeceği Avrupa Birliği tarafından çok net olarak ifade edilmiş durumdadır.
Eğer ki kıstırıldığımız Türk internet pazarından çıkmak istiyorsak öncelikle bu zincirlerin kırılması gerekmektedir. Bu zincirler hem yeni girişimcileri engellemekte hem de mevcut holding ve büyük şirketlerin elde edebilecekleri gelirleri olumsuz olarak etkilemektedir. Bunun çok ötesinde tüketicilerin alabileceği hizmet ve ürün kalitesini düşürmekte, fiyatları suni olarak belirlemektedir.
Bu koşullara rağmen asla ama asla vazgeçilinmemesi gereken esas konu vizyonun kendisidir. Şartlara göre vizyon değiştirilmez. Vizyon kalır ama strateji değişir, yollar değişir. Koşulları zorlaştıran bir diğer konu da kilit konulardaki personel açığı sorunudur. Bunu kısa süreli aşmak hem uzun vadeli geri tepme yaratacak mali yük hem de o kısa sürede aşırı yükleme yapılacak belli kişilerin orta vadeli süre içersinde kaybedilmesine yol açacaktır. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim şekilde oyun sektöründe Orta Doğu Teknik Üniversitesinde yapılan çalışmalar diğer üniversitelere de yayılmalıdır. Özellikle tecrübeli sektör çalışanlarının birikimlerini arkadan gelen yeni nesle aktarılması sağlanmalıdır. Her zaman inandığım, mali kaynak yaratmanın insan kaynağı yaratmaktan çok ama çok daha kolay olduğudur. Altyapı! Gelecek ve vizyonlar. Bu konular üzerine yoğunlaşmamız gerekmektedir.
Sadece inanmak yetmez, çok ciddi çaba harcamak da gerekir.



{ 4 comments… read them below or add one }
Merhaba,
Paylaştığınız değerli bilgiler için teşekkür ederim.
Merhaba,
göstermiş olduğunuz yakın ilgi için biz de teşekkür ederiz.
merhaba paylaştığınız bilgiler için teşekkür ederim.
gameforge türkiye yönetimine biraz daha önem vermeniz dileği ile
Gameforge şirketi ile 2010 nisanından beri herhangi bir bağımız bulunmamaktadır. Size bu konuda biz yardımcı olamayız.
{ 1 trackback }