<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çay ve Simit</title>
	<atom:link href="http://caysimit.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://caysimit.com</link>
	<description>Dijital platformda sosyal hayat keyfi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Mar 2011 15:35:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Önemli Açıklama &#8211; GF ve alabanda</title>
		<link>http://caysimit.com/2011/03/onemli-aciklama-gf-ve-alabanda/</link>
		<comments>http://caysimit.com/2011/03/onemli-aciklama-gf-ve-alabanda/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Mar 2011 07:23:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Kömürcü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Games]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://caysimit.com/?p=322</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Oyuncular, hepinizin yavaş yavaş öğrendiği üzere Gameforge şirketinin Metin2, İkariam, Gladiatus takımları dahil birçok takımının büyük bir bölümü istifa etmiştir. Bu istifalar takımların kendi kararları üzerine alınmıştır. Bana şirketten ayrıldığım bir yıldır sizlerden birçok email ve mesaj geliyor. Benim bu gelişmelerle, Gameforge şirketiyle, şirketin projeleri, sorunları veya şirket içersindeki gelişmelerle herhangi bir ilgim ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2011%2F03%2Fonemli-aciklama-gf-ve-alabanda%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe><p></p><div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2011%2F03%2Fonemli-aciklama-gf-ve-alabanda%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2011%2F03%2Fonemli-aciklama-gf-ve-alabanda%2F&amp;source=CaySimit&amp;style=normal&amp;service=bit.ly&amp;service_api=oezer%3AR_ba51a41f50e780127d29bf67877b020c&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Sevgili Oyuncular,</p>
<p>hepinizin  yavaş yavaş öğrendiği üzere Gameforge şirketinin Metin2, İkariam,  Gladiatus takımları dahil birçok takımının büyük bir bölümü istifa  etmiştir.</p>
<p>Bu istifalar takımların kendi kararları üzerine  alınmıştır. Bana şirketten ayrıldığım bir yıldır sizlerden birçok email  ve mesaj geliyor. Benim bu gelişmelerle, Gameforge şirketiyle, şirketin  projeleri, sorunları veya şirket içersindeki gelişmelerle herhangi bir  ilgim ve alakam bulunmamaktadır. Zaten böyle bir isteğim de olmamıştır, ki olsa şirketten ayrılmazdım.</p>
<p>Gameforge şirketiyle kurumsal  olarak bir sakızlık ortak çalışmam bile bulunmamaktadır. Zaten oyun  kalitesini bu kadar alt düzeyde tutan bir şirket ile de kurumsal olarak  çalışmak kolay değildir.</p>
<p>Size görevini bırakan gönüllü 300 takım üyesi hakkında  anlatılan masallara inanmayınız. Kendileri doğru bildikleri sebeplerden  dolayı görevlerini bırakmıştırlar ki gerekli görürse açıklama da  yaparlar. En son istedikleri konulardan biri ortalığın kızışmasıdır ve  bu sebeple de fazla bir açıklama yapmamaktadırlar. Ayrıca şirket bu  açıklamalara ne kadar izin verecektir, malum. Forum başlıkları açılmadan önce bile kontrolden geçiyorlar ve bu konularla ilgili başlıklara izin vereceklerini zannetmiyorum. Kendi açılarından bakınca bu konuda haklı sayılırlar. Bu benim de sizlere GF hakkında yaptığım son  açıklamalardan biridir.</p>
<p>Ben de şahsen çok yakında bu blog üzerinden yazı yazmayı bırakıp tekrar oyuncuların arasına karıştığım farklı bir blog üzerinden devam edeceğim. Bu blog üzerinden yazmış olduğum son yazılarımdan biridir ve gizli tutulan, üstü kapalı bırakılmak istenen bir konu hakkında kısa bir bilgilendirmedir.</p>
<p>Oyun oynarken kaliteyi göz önünde bulundurmanızı ve vaktinizi bilinçli tüketmenizi tavsiye ederim.</p>
<p>Sağlıcakla kalın<br />
alabanda</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2011%2F03%2Fonemli-aciklama-gf-ve-alabanda%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://caysimit.com/2011/03/onemli-aciklama-gf-ve-alabanda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>46</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Proje Durumu: Fliplife</title>
		<link>http://caysimit.com/2011/01/proje-durumu-fliplife/</link>
		<comments>http://caysimit.com/2011/01/proje-durumu-fliplife/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2011 11:24:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Kömürcü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://caysimit.com/?p=314</guid>
		<description><![CDATA[Uzun bir aradan sonra yazdığım ilk yazı ve daha önce söz verdiğim şekilde Fliplife oyun projesi hakkında Fliplife şu an çok zor ve bir o kadar da ilginç bir aşamadan geçiyor ve tabii ki oyunu yapan şirketin vizyonu doğrultusunda hedeflenmiş olan ürün, bu ilginç aşamanın temelini oluşturuyor. Web tabanlı oyunlar 2005’ten yani en azından 5 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2011%2F01%2Fproje-durumu-fliplife%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe><p></p><div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2011%2F01%2Fproje-durumu-fliplife%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2011%2F01%2Fproje-durumu-fliplife%2F&amp;source=CaySimit&amp;style=normal&amp;service=bit.ly&amp;service_api=oezer%3AR_ba51a41f50e780127d29bf67877b020c&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><em>Uzun bir aradan sonra yazdığım ilk yazı ve daha önce söz verdiğim şekilde Fliplife oyun projesi hakkında</em></p>
<p>Fliplife şu an çok zor ve bir o kadar da ilginç bir aşamadan geçiyor ve tabii ki oyunu yapan şirketin vizyonu doğrultusunda hedeflenmiş olan ürün, bu ilginç aşamanın temelini oluşturuyor. Web tabanlı oyunlar 2005’ten yani en azından 5 seneden beri uluslararası pazarlanmaya, ülke dillerine çevrilmeye ve abonelik modelinden item satış bazlı free-to-play modeline geçmeye başladılar. Online oyunların geçmişini ve gelişim hızlarını düşününce 5 sene çok uzun bir süre.</p>
<p>İş modellerindeki bu ‘geçmiş’ ve oyuncu kitlelerinin beklentileri halen web tabanlı oyun yapmak isteyen şirketleri sosyal ögelerin çok daha önemli oldukları oyunlar yapmaya zorluyor. United Prototype şirketiyse Fliplife oyunu ile sadece sosyal ögelere dayalı bir oyun değil, aksine hayatın bir parçası olan sosyal bir oyun yapmaya çabalıyor. Yani hedeflerinin oldukça büyük olduğunu iddia edebilirim.</p>
<p>Proje sorunsuz mu gelişiyor, hayır doğal olarak tam tersine. Bu sorunları oyunu şimdiye kadar test eden oyuncularımız da paylaştı ve paylaşmaya devam ediyorlar. Bu noktada beni eski projelerde de aktif olarak destekleyen  ve Fliplife oyununun bu beta test aşamasında vakitleriyle destek olan, oyun gelişimi konusunda yardımcı olan tüm ‘takım üyelerime’ teşekkür ederim.</p>
<p>Fliplife’ın güncel en büyük sorunları nedir?</p>
<p>1-    Oyuna yapılan eklentiler, bu eklentilerin sürekli ve düzenli yapılması ve bunun sonucunda ortaya çıkan ciddi genel oyun balansı sorunları. (Enerji, XP kazancı, partilerin ve çalışmanın önemi, Level yükselme vb.)</p>
<p>2-    Oyunun akıcılığı, yani her şeyden önce ‘gerçek’ bir oyun olma gereksinimi</p>
<p>3-    Test sürecinin bitimine 4-5 haftalık bir süre kalması ve bu süre içersinde oyuna eklenmesi gereken ‘meslekler’ ‘görevler’ , ‘eşyalar’, ‘takas borsası’ ve benzeri temel konular. Yani zamana karşı yarış. Bu tarz ciddi eklentiler test sürecinin sonrasına kalırsa, oyunun resmi başlangıcından sonra oyun dengesinde ciddi baş ağrısı yaratabilirler.</p>
<p>4-    Her oyun şirketinin her gün önüne gelen konu: Hedefler ve yapılabiletesi olanlar; bunların kararının verilebilmesi. Çok daha önemlisi yapılması gerekenlerin önem listesine konup, programcılar tarafından geliştirilmesi. Ve tüm bunların oyun dizayn, oyun geliştirme ve grafik takım üyelerinin arasında kordine bir şekilde yapılması. Bu son yazdığımı yapamayan şirketlerin tamamı başarısız olmaya mahkumlar. Bir oyun şirketinin ürün açısından elindeki en önemli kaynağı insan kaynaklarıdır ve bu kaynakların yönetimi uzun süreli başarısının temelini oluşturacaktır. (Hayır marketing değil! Marketing için ilk 30 gün boyunca her gün 20bin euro harcamalarına rağmen başarısız olan birçok oyun projesi biliyorum)</p>
<p>5-    Oyundaki sosyal özelliklerin geliştirilmesi: Sonuçta yapılmak istenen sosyal bir oyun ve bu bağlamda bu özelliklerin hem işlevsel hem de oyuna entegre olması gerekiyor.</p>
<p>Geri dönüp listelediğim temel sorunlara tekrar bakınca bunların ne kadar ciddi sorunlar olduğunu atlamak imkansız. Ancak oyunu geliştiren ekibe inanıyor ve şirketin vizyonunu oyun sektörü açısından çok heyecanlı buluyorum. Oyun ekibi sorunların bilincinde ve önemini anlamış. Bunun için de önümüzdeki aylarda da bu projeyle ilgili çalışmalarıma devam edeceğim ve şubat 15 itibariyle de oyunun test aşamasının sonlandırılacağını tahmin ediyorum.</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2011%2F01%2Fproje-durumu-fliplife%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://caysimit.com/2011/01/proje-durumu-fliplife/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ekran Reklamcılığı Devrim Geçiriyor</title>
		<link>http://caysimit.com/2010/12/ekran-reklamciligi-devrim-geciriyor/</link>
		<comments>http://caysimit.com/2010/12/ekran-reklamciligi-devrim-geciriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Dec 2010 15:02:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özer Kopdur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Ekran Reklamcılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Display-Advertising]]></category>
		<category><![CDATA[Marketing]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://caysimit.com/?p=306</guid>
		<description><![CDATA[Yavaş yavaş da olsa tünelin sonundaki ışık görünmeye başladı artık. Son yıllarda reklam ajansları, reklam ağları ve yayıncılar arasında yaşanan yanlış anlaşmaları ve engelleri ortadan kaldıracak bir devrimin eşiğindeyiz. Dijital ekran reklamcılığı (Display-Advertising) piyasasının katılımcıları rollerini yeniden tanımlıyorlar. Medya hizmetlerinin alımı ve sunumu arasındaki sınırlar gittikçe kayboluyor. Böylece çevrimiçi medyacılar, medya hizmetlerinin alımı sayesinde hedef [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F12%2Fekran-reklamciligi-devrim-geciriyor%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe><p></p><div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F12%2Fekran-reklamciligi-devrim-geciriyor%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F12%2Fekran-reklamciligi-devrim-geciriyor%2F&amp;source=CaySimit&amp;style=normal&amp;service=bit.ly&amp;service_api=oezer%3AR_ba51a41f50e780127d29bf67877b020c&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Yavaş yavaş da olsa tünelin sonundaki ışık görünmeye başladı artık. Son yıllarda reklam ajansları, reklam ağları ve yayıncılar arasında yaşanan yanlış anlaşmaları ve engelleri ortadan kaldıracak bir devrimin eşiğindeyiz. Dijital ekran reklamcılığı (Display-Advertising) piyasasının katılımcıları rollerini yeniden tanımlıyorlar. Medya hizmetlerinin alımı ve sunumu arasındaki sınırlar gittikçe kayboluyor. Böylece çevrimiçi medyacılar, medya hizmetlerinin alımı sayesinde hedef gruplarına ulaşma menzillerini genişletiyorlar. Aynı zamanda medya ajansları, medya ticaretine gittikçe daha fazla yönelerek reklam ağları ve pazarlamacılarının rekabet alanına giriyorlar.</p>
<p><img src="http://caysimit.com/wp-content/uploads/2010/12/ekran.png" alt="ekran reklamcılığı devrim geçiriyor" title="ekran" width="600" height="404" class="alignleft size-full wp-image-308" /></p>
<p><strong>Şu anki pazar katılımcılarının durumu ne ve dönüşüm nerede yaşanacak?</strong></p>
<p><strong>Ajans modelinin dönüşümü</strong>: Birçok kişi ekran reklamcılığı alanında şu anda yaşanan devrime kimin neden olduğunu soracaktır. Birçoğu ise bunun nedenini halihazırdaki ajanslarda arayacaktır. Ajanslar geleceklerini artık sadece bir hizmet sunumunda görmekle  kalmıyor, aktif bir şekilde medya ticaretine girme yoluna gidiyorlar. Buradaki kar marjı, reklam ağı olarak bir alt düzeyde ve doğrudan medya transaksiyonlarına katılındığında göz ardı edilemeyecek kadar yüksek…Ve dürüst olmak gerekirse, arbitraj gelecekte belirleyici rol oynamak için hâlâ çok iyi bir araç. Ajanslar teknik sunucu uygulamaları olmadan medya değer zincirinin sadece çok küçük bir parçası olurdu. Sonuçta çevrimiçi medya dünyasında klasik ajans modelleri yok olmaya mâhkum. Sadece verdiği hizmetlerin çeşitliliğiyle bir ajans uzun vadede varlığını sürdürebilir. İşte burada ajans/reklam ağı karışık modeli devreye giriyor ve gelecekte de gittikçe daha enteresan hale gelecek.</p>
<p><strong>Reklam ağları reklam müşterileriyle doğrudan iletişim içerisindeler</strong>: bu çok güncel bir gelişme, nitekim ajanslar şimdiye kadar reklam ağlarının sadece ajanslarla iletişim içinde olduğuna inanıyorlardı. Bunun için şu andaki en iyi örnek <a href="http://www.specificmedia.com/" target="_blank">Specific Media</a>, bu arkadaşlar gerçek anlamda para basıyorlar, bunu belirtmeden geçmemek lazım. Piyasadaki herkes Specific Media’nın iş modeline başta şüpheyle yaklaştı, ama bu çocuklar pazarın nabzını tutmayı çok iyi becerdikleri için reklam müşterilerini doğrudan ikna etmeyi başardılar. Doğru yolda olduklarını video platformu sunucusu <a href="http://www.specificmedia.com/news.php?id=108" target="_blank">BBE</a>’nin nerdeyse 55 milyon dolara devralınması gösteriyor. Başarının gizli anahtarının diğer CPA ağlarıyla işbirliği olduğu açıkça ortada. Kendi menzilinin böylelikle devasa boyutlara ulaşması Specific’in doğru yolda ilerlemesini sağlıyor. Bir reklam ağının, reklam verenlerle iletişimi yürütemeyeceği düşüncesi benim görüşüme göre tamamen bir saçmalık. Müşteri ilişkilerini yürütecek ve geliştirecek vasıftaki kişilerin işe alınmasına ne ve kim engel olacak ki? Tam tersine reklam ağları avantajlı durumdalar, teknoloji onların elinde çünkü, geri kalanını ise pazar kendiliğinden halledecektir.</p>
<p><strong>Yayıncı sunucu rolünü üstleniyor</strong>: Bu kulağa biraz abartılı gelebilir ama isterseniz şu senrayoyu birlikte değerlendirelim. Büyük bir yayıncı devasa bir menzile sahip ve her ay doğrudan müşterileri ve halihazırdaki ortakları daha fazla reklam envanteri talep ediyorlar. Bu düşüncenin mantıklı bir şekilde devamı yayıncının müşterilerine istediklerini, yani doğru hedef grubunu sunarak onları memnun etmesi olurdu. Yayıncı deneyimlerine dayanarak müşterilerinin hangi hedef grubunu aradığını bilir. Dijital sinyal işlemcileri üzerinden dikey olarak doğru hedef grubunun satın alınmasına ve böylece kendi envanterinin tüm ilgili web siteleri üzerinden çoğaltılmasına ne mani olabilir ki? Peki bunu yapmamaya ne mani olabilir? Bu şimdiden tamamen içinde bulunduğumuz bir süreç ve birdenbire yayıncıları medya alımcılarına dönüştürüyor. Daha fazla medya hizmeti yönünde talep oluştuğu takdirde, bu yayıncıların atacağı bir sonraki mantıklı adım olacaktır. Yayıncılar bir tür medya alım aracı geliştirmeyi başardıkları takdirde önlerindeki tüm engeller ortadan kalkacaktır.</p>
<p>Her yerde yepyeni fırsatlar doğuyor ve bu ekran reklamcılığı piyasasında bir evrim yaşandığının bir göstergesi. Ajanslar şu anda reklam ağı alanından gelen vasıfsız kişileri işe aldıkları gibi iyi bir yayıncı arka planına sahip olan kişileri de işe alıyorlar. Bu ajansların yeni konumunun ve yöneliminin hangi yönde olduğunu ortaya koyuyor. Reklam ağları ise bu yeni duruma ayak uydurarak reklam verenlere odaklanıyor ve teknolojik alandaki üstünlüklerinin yanı sıra ajans hizmetleri de sunmaya başlıyor. Burada başarının anahtarı beraberinde deneyimlerini getiren en iyi yeteneklerin ve uzman kişilerin kazanılmasında yatıyor.  Buradaki rekabet gittikçe daha da artacak. Ajansların karşısına çıkabilecek en büyük zorluk en iyi yetenekleri yüksek ücretler vadeden yayıncılara kaybetmek olacak. Yayıncılar gittikçe daha çok medya alımlarına odaklanacak ve böylece menzillerini dikey bir şekilde kademeleyecekler. Sektörde şu anda bir devrim yaşanıyor, bu nedenle ekran reklamcılığı piyasasındaki durum bundan 12 ay sonra şimdikinden bambaşka olacak. Tam olarak hangi yöne gidileceğinden bağımsız olarak, Haziran ayının başında yolculuğun hangi tarafa doğru olduğunu en büyüklerden birisi ortaya koydu: Google <a href="http://www.imediaconnection.com/content/26711.asp" target="_blank">Demand Side Plattform (DSP)</a> sunucusu <a href="http://techcrunch.com/2010/06/03/google-confirms-invite-media/" target="_blank">Invite Media’yı yaklaşık 70 milyon dolara satın aldı</a>. Bu öylesine atılmış bir adım değildi, ne de olsa ekran reklamcılığı Google en önemli faaliyet alanlarından birisi olmaya devam ediyor. “X+1, dataxu, XA.net ve turn“ gibi yeni kurulan işletmeler, büyümekte olan çevrimiçi pazarlama piyasasına zaten odaklanmış olan girişim şirketleri  için revaçta hedefler. Bu önümüzdeki 12 ay içerisinde de değişmeyecek.<strong> Çevrimiçi reklam haklı olarak bir büyüme motoru olmaya devam ediyor.</strong></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F12%2Fekran-reklamciligi-devrim-geciriyor%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://caysimit.com/2010/12/ekran-reklamciligi-devrim-geciriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google, Apple &amp; Co. Dijital Süper Güçlerin 12 Sihirli Başarı Kriteri</title>
		<link>http://caysimit.com/2010/11/google-apple-co-dijital-super-guclerin-12-sihirli-basari-kriteri/</link>
		<comments>http://caysimit.com/2010/11/google-apple-co-dijital-super-guclerin-12-sihirli-basari-kriteri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Nov 2010 13:48:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ibrahim Evsan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dijital Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Apple]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://caysimit.com/?p=298</guid>
		<description><![CDATA[Sanırım şu anda beni çok etkileyen konular hakkında daha yoğun bir şekilde yazmam benim için çok önemli. Örnek aldığım kişilerden biri, bir zamanlar bana insanın düşüncelerini serbest bırakması, onlara gelişebilmeleri için gereken alanı sağlaması gerektiğini söylemişti. İşte tecrübelerimi yazarak asıl yapmak istediğim bu. Nitekim son zamanlarda çok şey yaşadım, duydum, gördüm ve anladım. Ancak tüm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F11%2Fgoogle-apple-co-dijital-super-guclerin-12-sihirli-basari-kriteri%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe><p></p><div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F11%2Fgoogle-apple-co-dijital-super-guclerin-12-sihirli-basari-kriteri%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F11%2Fgoogle-apple-co-dijital-super-guclerin-12-sihirli-basari-kriteri%2F&amp;source=CaySimit&amp;style=normal&amp;service=bit.ly&amp;service_api=oezer%3AR_ba51a41f50e780127d29bf67877b020c&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Sanırım şu anda beni çok etkileyen konular hakkında daha yoğun bir şekilde yazmam benim için çok önemli. Örnek aldığım kişilerden biri, bir zamanlar bana insanın düşüncelerini serbest bırakması, onlara gelişebilmeleri için gereken alanı sağlaması gerektiğini söylemişti. İşte tecrübelerimi yazarak asıl yapmak istediğim bu. Nitekim son zamanlarda çok şey yaşadım, duydum, gördüm ve anladım. Ancak tüm bu deneyimler benim için çok yeni deneyimler olduklarından, onları doğru yorumlayıp yorumlayamadığımdan her zaman emin olamıyorum.   Şayet keyfiniz isterse, sizden ricam bu konular hakkında karşılıklı paylaşımda bulunmamız olacak. İşte bunun bir yolu da bu blog yazısı.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-299" title="Supermächte" src="http://caysimit.com/wp-content/uploads/2010/11/Supermächte.jpg" alt="" width="600" height="358" /></p>
<p>Bugünlerde dijital dünyaya baktığımda, Tim Berners-Lee’nin öngördüğü gibi, gerçekten de sanal dünyalarda bir etki alanının oluştuğunu görüyorum. Bağlantıları harika bir şekilde ortaya koyduğu için bu  videoyu seyretmenizi de şiddetle öneririm. Benim görüşüme göre bunun için yerine getirilmesi gereken ön koşullardan birisi düşünce tarzımızı ve zihniyetimizi internete uyarlamamız, Open Culture çağına ayak basmamız.</p>
<p><strong>Açık fikri seven, sosyal medya düşünür.</strong><br />
Güçlerini ağırlıklı olarak veya başlıca dijital dünyadan elde eden Google, Amazon, Apple ve Microsoft gibi dijital süper güçlerin gerçek dünyada da nasıl bir ekonomik güce sahip oldukları göz ardı edilemez bir durum. Sektörel basın bu firmaların günümüzdeki yükselişini ve önemini anlatan az ya da çok eğlendirici veya aydınlatıcı yazılarla dolu. Bu başarı tabii ki gökten zembille inmedi, örneğin Apple ve Google’ın bize sunduğu mükemmel ürünlere ve hizmetlere dayanıyor; bazı yönlerden eleştirmek mümkün olsa da bunların kalitesi tartışılamaz.</p>
<p>Peki bu firmaların başarısı tam olarak nelerden oluşuyor? Burada tartışmaya sunmak istediğim birkaç nokta var:</p>
<p><strong>1. İyi bir şirketin iyi bir öyküye ihtiyacı var</strong><br />
İyi bir öykünün şirketin imajını belirleyebilmesi için kısa ve anlaşılır olması gerekiyor:  Google bununla ilgili olarak: Biz insanlara bilgileri sunuyoruz, diyor.<br />
Apple ise: Biz kullanımı en kolay ve estetik açıdan en güzel cihazları üretiyoruz, diyor.<br />
Böylece iki firma da kullanıcılarına hayatı kolaylaştıracaklarını öne sürüyor, Google bizim için bilgileri sağlarken, Apple bunları kolay ve şık bir şekilde bize sunuyor.</p>
<p><strong>2. İyi bir şirketin iyi ürünlere ihtiyacı var</strong><br />
Sizin bu konuda ne düşündüğünüzü bilmiyorum ama, sanırım burada size Google’ı anlatmam gerekmiyor, bunun yerine size aşağıdaki Google ürünlerini deneme ve bunları rakip ürünlerle kıyaslama fırsatını vermek istiyorum: Google Earth, Street View, Alerts, Youtube, Picasa, vb.<br />
Apple ise odaklanma kodunu tetikleyen, tartışmasız en güzel ürünleri sunuyor: iPhone,  Mac Book Air veya iPad, bu cihazlar bize internetin sunduğu her şeyi şık ve kolay bir şekilde ulaştırıyor.</p>
<p><strong>3. İyi çalışanlara ihtiyaç var</strong><br />
Google mükemmel çalışanlara sahip. Sergey Brin ve Larry Page inanılmaz sempatikliğe sahip iki kişi. İmajları tamamen hatasız. Abimi çok seviyorum ama bu ikisini de anında abi olarak kabul edebilirim. Sadece bir ortamda bulunmalarıyla güven yaratıyorlar ki Google’ın bu güvene özellikle ihtiyacı var, belki de bu yüzden dillerden düşmeyen firma sloganları “Don’t be evil”. Dünyanın her köşesinden en iyi çalışanları bünyelerinde topluyorlar, böylece çalışanlarından bekledikleri de dünya karşılaştırmasında en üst sırada.</p>
<p><strong>4. İyi bir şirketin uzun vadeli bir stratejiye ihtiyacı var</strong><br />
Google aynı zamanda bir enerji üreticisi, kendi sunucu parklarına sahip, milyonlarca sunucu onların kullanımında, böyle bir rakama önümüzdeki yıllarda başka birisinin ulaşması imkânsız, yaratıcı ve rahat bir çalışma ortamı sunuyor,  üniversiteleri teşvik ediyor ve stratejik yatırımlarda bulunuyorlar.</p>
<p><strong>5. Aynı şey Apple için de geçerli, burada asıl önemli olan pazarın stratejik gelişiminin takip edilmesi:</strong><br />
Önce iPod, sonra iPhone, ve son olarak da iPad ile birlikte Apple mobil cihazlarla, eski ana faaliyet alanı arasında bağlantı kurdu: mobil ve sabit bilgisayar. Microsoft’un bundan birkaç sene önceki tablet bir bilgisayarı pazara sunma deneyi büyük bir başarısızlığa uğradı. Apple ise Microsoft’un yaptığı hataya düşmedi ve  iPhone-iPad ürün sıralamasına bağlı kalarak kullanıcıların önce iPhone aracılığıyla dijital dünyaya mobil erişime alışmalarını ve şimdi iPad’in daha büyük ekranının keyfini çıkarmalarını bekledi.  Apple’in gerçekleştirdiği stratejik alımlar da aynı şekilde enteresan.</p>
<p><strong>6. İyi bir şirket sevgi verir</strong><br />
“Kabul görmek“, belki de bu fenomeni daha iyi tanımlayan kavram. Cihazların (Apple) ve hizmetlerin (Google) kullanıcıları, kullanım basit, rahat ve sezgisel bir şekilde gerçekleştiğinden kabul gördüklerini hissediyorlar. Ne de olsa beni ürünleri/hizmetleriyle destekleyen bir firma, hayatımı kolaylaştırdığından bana bir tür sevgi vermektedir.</p>
<p><strong>7. İyi bir şirket polarize eder</strong><br />
Street-View bunun için en iyi örnek, iPhone 4 için geçerli olan uzun bekleme süreleri ve kapsama alanı sorunları da diğer iyi örnekler. Bu olaylar uzun süre boyunca yazılı basının sayfalarından eksik olmadı. Bu olaylar polarize ederek, bunlar hakkında sürdürülen tartışmalar sayesinde iki şirketin de reklam giderleri açısında milyonlar değerinde tasarrufta bulunmasını sağladı.</p>
<p><strong>8. İyi bir şirket siyasi açıdan aktiftir</strong><br />
Burada kastedilen sadece büyük şirketler için çok normal bir şey olan lobi çalışmaları değil. Asıl kastedilen büyük şirketlerin vatandaşların siyasi düşüncelerinin belirlenmesinde bir rol oynaması, örneğin bilgilerin korunması gibi konularda ve vatandaşların dijital alandaki hakları ve bu hakların kullanılması gibi durumlar söz konusu olduğunda.</p>
<p><strong>9. İyi bir şirket gelir kaynaklarına sahiptir</strong><br />
Eskiden serbest dolaşan “haberler” Google için milyarlar değerindeki ciroların temeli oldu, Apple ise “çaktırmadan” müzik ve video pazarını kökünden değiştirdi ve burada kendisi için çok önemli pazar payları sağladı ve bunları kapalı bir sistemde gerçekleştirdi. Gerçekten de çok mühim bir başarı.</p>
<p><strong>10. İyi bir şirket ortaklıktan anlar</strong><br />
Kendi çalışanlarıyla ortaklık ve müşterilerle ortaklık. Çalışana ve müşteriye onlara değer verdiğini hissettirmek ve yakın davranmak, sık sık birbiriyle bağdaştırılamaz olarak görülen iki tarafta da başarının anahtarı.</p>
<p><strong>11. İyi bir şirket uluslararası düşünür</strong><br />
Ulusal pazarlar her açıdan oldukça kısıtlı. Ürünlerin doğru zamanlarda doğru pazarlara sevkedilmesi gerekiyor. Bu sadece dünya genelinde pazarlar hakkında bilgi sahibi olunmasıyla ve sadece yerli pazara bağlı kalınmamasıyla başarıya ulaşabilir. Bir şirketin başarısını garanti altına alan diğer bir unsur ise ulusal ofislerin bulunması. Köklere bağlılığı kaybetmemek ve müşterilerin görüşlerine saygı duymak bunlar başarı vaadeden unsurlar. Pazarları kendiliğinden iyi anlamak ve yerli bir pazarın beklentilerini hiç tartmadan olduğu gibi kabullenmemek iyi bir şirketin yapacağı hareketlerdir.</p>
<p><strong>12. İyi bir şirket insanları duygulandıran hizmetler sunar</strong><br />
Başarılı olabilmek için biraz da “sihire” ihtiyaç vardır. Google ürünlerinin inanılmaz mükemmelliği olsun veya Apple’ın insanlarda tutku ve tapmaya dönüşen gizliliği olsun, tüm bunlar insanların ilgisini uyandırıyor ve onların duygularına hitap ediyor çünkü üründen daha fazlası söz konusu oluyor. İmaj  ve akıllı bir pazarlama stratejisi bize, tüketici olarak değil de insan olarak hitap edildiğimizi hissettiriyor. Google ve Apple işte bunda dünya şampiyonu.</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F11%2Fgoogle-apple-co-dijital-super-guclerin-12-sihirli-basari-kriteri%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://caysimit.com/2010/11/google-apple-co-dijital-super-guclerin-12-sihirli-basari-kriteri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Webrazzi Summit Gerçekleşti</title>
		<link>http://caysimit.com/2010/11/webrazzi-summit-gerceklesti/</link>
		<comments>http://caysimit.com/2010/11/webrazzi-summit-gerceklesti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Nov 2010 10:51:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Kömürcü</dc:creator>
				<category><![CDATA[eTicaret]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Aglar]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://caysimit.com/?p=286</guid>
		<description><![CDATA[Sosyal oyunlar ve uluslararası pazarlama penceresinden Geçtiğimiz hafta İstanbul’da kısmen de olsa internet sektörünü bir araya getirebilen güzel bir konferans oldu. Bizler de konferansa konuşmacı olarak katıldık ve bize ayrılan zamanın ilk diliminde Fliplife projemizi tanıttık. İkinci kısımdaysa Fliplife projemizi baz alaraktan hem sosyal oyunlar ve gelecekleri konusunda hem de internet reklamcılığındaki yeni iş modelleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F11%2Fwebrazzi-summit-gerceklesti%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe><p></p><div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F11%2Fwebrazzi-summit-gerceklesti%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F11%2Fwebrazzi-summit-gerceklesti%2F&amp;source=CaySimit&amp;style=normal&amp;service=bit.ly&amp;service_api=oezer%3AR_ba51a41f50e780127d29bf67877b020c&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><strong><em>Sosyal oyunlar ve uluslararası pazarlama penceresinden</em></strong></p>
<p>Geçtiğimiz hafta İstanbul’da kısmen de olsa internet sektörünü bir araya getirebilen güzel bir konferans oldu. Bizler de konferansa konuşmacı olarak katıldık ve bize ayrılan zamanın ilk diliminde <strong>Fliplife </strong>projemizi tanıttık. İkinci kısımdaysa Fliplife projemizi baz alaraktan hem<strong> sosyal oyunlar</strong> ve gelecekleri konusunda hem de internet reklamcılığındaki <strong>yeni iş modelleri</strong> konusunda güzel bir söyleşiye katıldık.</p>
<p><img alt="" src="http://www.webrazzi.com/wp-content/uploads/2010/11/DSC4174.jpg" title="Webrazzi" class="alignnone" width="550" /></p>
<p>Böyle buluşmalar sektör için çok önemli bir adım olduğu için, bu organizasyonu gerçekleştirenleri; yani Webrazzi ekibini tebrik etmek gerekir. Kendi açımdan bakacak olursam, sosyal oyunlar ve gelecekleri hakkındaki düşüncelerimi rahatça paylaşabileceğim güzel ve ilgili bir katılımcı kitlesi vardı.  Söyleşi sonrasında Türk GAMESTER şirketinin sorumlularından Onur Kırıcı ve Volkan Taban ile Townster oyununu, sektörün durumunu, sorunlarını ve yapılması gerekenleri konuştuk. Konuşmamız belki sadece 15 dakika kadar sürmüştür ancak dilimden anlayan ve konulara bakış açıları ile işlerine çok hakim oldukları izlenimi veren genç üreticilerle konuşmak çok hoş oldu.</p>
<p>Konferanstaki söyleşimiz sırasında Özer’in (Kopdur) de benim de üzerinde ısrarla durduğumuz konulardan biri de şirketlerimizin şimdiye kadar çok lokal düşünmeleri, gerek ürün gerekse pazarlama bazında <strong>uluslararası</strong> piyasaya açılmaktan çekinmelerinin beraberinde getirdiği sıkıntılardı. GAMESTER şirketinin bu sorunların farkında olması ve kendi programlarına uygun bir plan ile yavaş yavaş yurtdışına açılma projeleri ise umut verici. Kendilerinin de projelerinde başarılı olmalarını diliyoruz.</p>
<p>İnternet üzerinden geliştirilen <strong>yeni iş modellerine</strong> baktığınız zaman, genelde <strong>yurtdışından kopyalanan</strong> fikirleri veya yabancı şirketlerin Türk şirketleri üzerinden kendi konseptlerini burada uyguladıklarını görüyorsunuz. Bu durum alışveriş siteleri için de, eğlence ve oyun siteleri için de geçerliliğini halen koruyor. O zaman bu noktada hep beraber bir hata yaptığımıza emin olabilirsiniz. Ne derseniz deyin kendi ürünlerimizin veya fikirlerimizin uluslararası pazarlamasının şu anki kadar kötü olması gerekmiyor. Klasik dağıtım ve satış kanallarının tıkadığı diğer birçok sektörde yaşanan sorunlar çevrimiçi iş modellerinde bulunmuyor. Önümüzdeki engellere bakacak olursak yurtiçinde monopol pazar dağılımlarının girişimci ve yatırıcımların önündeki en büyük engel olduğunu iddia edebilirim. Pazar paylarının en fazla ne kadar olabileceği ve hangi oranlardan sonra hangi branşlarda şirket birleşim veya satın almalarına izin verilip, verilmeyeceği Avrupa Birliği tarafından çok net olarak ifade edilmiş durumdadır.</p>
<p>Eğer ki kıstırıldığımız Türk internet pazarından çıkmak istiyorsak öncelikle bu <strong>zincirlerin kırılması </strong>gerekmektedir. Bu zincirler hem yeni girişimcileri engellemekte hem de mevcut holding ve büyük şirketlerin elde edebilecekleri gelirleri olumsuz olarak etkilemektedir. Bunun çok ötesinde tüketicilerin alabileceği hizmet ve ürün kalitesini düşürmekte, fiyatları suni olarak belirlemektedir.</p>
<p>Bu koşullara rağmen asla ama asla vazgeçilinmemesi gereken esas konu <strong>vizyonun kendisidir</strong>. Şartlara göre vizyon değiştirilmez. <strong>Vizyon kalır ama strateji değişir</strong>, yollar değişir. Koşulları zorlaştıran bir diğer konu da kilit konulardaki personel açığı sorunudur. Bunu kısa süreli aşmak hem uzun vadeli geri tepme yaratacak mali yük hem de o kısa sürede aşırı yükleme yapılacak belli kişilerin orta vadeli süre içersinde kaybedilmesine yol açacaktır. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim şekilde oyun sektöründe Orta Doğu Teknik Üniversitesinde yapılan çalışmalar diğer üniversitelere de yayılmalıdır. Özellikle tecrübeli sektör çalışanlarının birikimlerini arkadan gelen yeni nesle aktarılması sağlanmalıdır. Her zaman inandığım, mali kaynak yaratmanın insan kaynağı yaratmaktan çok ama çok daha kolay olduğudur. <strong>Altyapı!</strong> Gelecek ve vizyonlar. Bu konular üzerine yoğunlaşmamız gerekmektedir.</p>
<p>Sadece inanmak yetmez, çok ciddi çaba harcamak da gerekir.</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F11%2Fwebrazzi-summit-gerceklesti%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://caysimit.com/2010/11/webrazzi-summit-gerceklesti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fliplife! Yer misin, içer misin?</title>
		<link>http://caysimit.com/2010/10/fliplife-yer-misin-icer-misin/</link>
		<comments>http://caysimit.com/2010/10/fliplife-yer-misin-icer-misin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Oct 2010 10:28:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Kömürcü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Games]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Aglar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://caysimit.com/?p=270</guid>
		<description><![CDATA[Oynarım. http://fliplife.com adresinden Türkiye seçeneğiyle&#8230; Fliplife&#8230;İsminin ilk f harfi büyük, kalan harfleri küçük yazılan web tabanlı yeni sosyal online oyunumuz. Sosyal olmayan online oyun var mı? Var tabii ki. Sosyal demek Facebook mu demek? Facebook sosyal olabilir ama sosyal demek Facebook demek değil tabii ki. İnternet sektöründe kalıp da online oyun olmadan devam edemez miydim?  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Ffliplife-yer-misin-icer-misin%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe><p></p><div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Ffliplife-yer-misin-icer-misin%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Ffliplife-yer-misin-icer-misin%2F&amp;source=CaySimit&amp;style=normal&amp;service=bit.ly&amp;service_api=oezer%3AR_ba51a41f50e780127d29bf67877b020c&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><em>Oynarım. <strong><a href="http://fliplife.com">http://fliplife.com</a></strong> adresinden Türkiye seçeneğiyle&#8230;</em></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Fliplife</strong>&#8230;İsminin ilk f harfi büyük, kalan harfleri küçük yazılan web tabanlı yeni sosyal online oyunumuz. Sosyal olmayan online oyun var mı? Var tabii ki. Sosyal demek Facebook mu demek? Facebook sosyal olabilir ama sosyal demek Facebook demek değil tabii ki.</p>
<p><a href="http://fliplife.com"><img src="http://caysimit.com/wp-content/uploads/2010/10/footer.jpg" width="550" /></a></p>
<p>İnternet sektöründe kalıp da online oyun olmadan devam edemez miydim?  Beni tanıyanlar online oyunlardan kopmamın çok zor olacağını bilirler. Fliplife projesi ve projeye katıldığım zamanlarda bu oyunu zaten geliştirmeye başlamış olan firma ile yürüttüğüm ortak çalışmalar bu kararımı pekiştirdi. Açıkçası uzunca yıllar bu sektöre yıllar önce giriş yapmış olan ve 7 sene içersinde sektörün büyük ama ciddi sorunlu firmaları arasına girmeyi beceren bazı şirketlerdeki tecrübelerimden sonra konu hakkında bazı şüphelerim vardı. Yani istek sorunu&#8230;</p>
<p>Fliplife bu şüpheleri aldı götürdü. Bu oyun bu kadar mı güzel? Sorunun cevabı beklentilerinizde saklı ama gerçek olan bir nokta var ki, Fliplife projesi ne olursa olsun, 5 sene içersinde nerelerde olursa olsun online oyun dünyasına önümüzdeki seneler içersinde damga vuracak web tabanlı – dikkat: sosyal platform oyunu demiyorum – <strong>sosyal oyunlar</strong> furyası içinde öncü olacaktır. Ortalık ben oyun yapımcısıyım diye dolanıp, sürekli Facebook tabanlı oyunlar yapan, bunu oyun yapımcılığı zanneden ve mantar gibi çoğalan şirketlerle doldu. Sonuç olarak benim için zamanında <strong>OGame</strong> ne idiyse <strong>Fliplife da o</strong> olacaktır, yani zamanının <strong>amiral gemisi</strong>.</p>
<p>Şu haliyle mi? Hayır. Şu anki seviyesinin üzerine <strong>3 aylık bir çalışma</strong> eklediğimiz zaman, öncelikle kıvamına gelecektir. Fırını zaten açtık, altyapısını da hazırladık. En geç 2011 nisanında, yani bundan 5 ay sonra herkesin dilinde olan bir oyun olacaktır. Şu an <strong>henüz bebek</strong> ve emeklemeye bile tam olarak başlamadı. Açıkçası ben bu süreci kaçırmak istemedim.</p>
<p><a href="http://fliplife.com"><img src="http://caysimit.com/wp-content/uploads/2010/10/screen.png" width="550" /></a></p>
<p>Sizi oyuna girdiğinizde ilk bakışta kendinizce ayarlayabildiğiniz avatarınız, seçtiğiniz sanal mesleğiniz, yapacağınız sosyal aktiviteler, davet ettiğiniz arkadaşlarınız ve tanımadığınız diğer Fliplife sakinleri bekliyor olacaklar. Tüm bunlar göze ilk bakışta olduğu gibi oyuna eşlik eden tüm süreç içersinde de <strong>hoş ve rahat bir dizayn</strong> içersinde sunuluyor. Tüm bunların bir oyunun başarısı ve heyecanı için yetersiz olduğunu düşünecek olursanız da size kimse hayır demeyecektir; tam tersine size oyunun teknik ek özellikleri ve şirket yönetiminin kuruluşun ilk gününden beri her zaman söylediği şeffaf ve dinamik diyalog içersinde niye yetersiz bulduğunuz ve neler yapılması konusundaki görüşleriniz sorulacaktır.</p>
<p>Fliplife hayatın kendisi gibi sürekli değişim gösteren bir oyun konsepti ile yola çıkıyor. <strong>Dinamik oyun dengeleri</strong> ve klasik oyun geliştirecilerinden alışık olmadığınız hızlı ve düzenli oyun içerik eklentilerini burada yaşayacaksınız. Ve Fliplife içersinde uluslararası lokalizasyon sadece oyun metinlerinin çevirisi ile sınırlı kalmayacak. Bir Türk oyunsever olarak bu kısmı yani uluslararası lokalizasyonu beni ilgilendirmez diyebilirsiniz ancak sektör içersinden biri olarak üst yönetim kurulundaki üç kişiden birisi ve iki danışmanı Türk olan bir şirketin böyle bir başarıya ulaşabilmesine çok büyük önem verdiğimi belirtmek durumundayım.</p>
<p>Fliplife hakkında yazacaklarım bu yazı ile sınırlı değil. Sizleri de bekliyoruz.</p>
<p><strong><a href="http://fliplife.com">http://fliplife.com</a></strong></p>
<p>Keyifli Oyunlar</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Ffliplife-yer-misin-icer-misin%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://caysimit.com/2010/10/fliplife-yer-misin-icer-misin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi</title>
		<link>http://caysimit.com/2010/10/avrupa-konseyi-siber-suclar-sozlesmesi/</link>
		<comments>http://caysimit.com/2010/10/avrupa-konseyi-siber-suclar-sozlesmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Oct 2010 10:27:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Kömürcü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://caysimit.com/?p=261</guid>
		<description><![CDATA[23 Kasım 2001’de Budapeşte Konvansiyonu olarak imzaya açıldı ve şimdiye kadar 43 ülke tarafından kabul edildi; Türkiye ise henüz imzalamadı. Bu sözleşmenin açıklandığı haliyle üç temel amacı bulunuyor. Bunlar siber suçların katılımcılar arasında ortak tanımı, bu suçların soruşturma ve kavuşturma yöntemleri ile uluslararası işbirliği yollarının işlenmesi. Bu ortak siber suç tanımlarıysa geniş anlamlarıyla 4 kategoriye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Favrupa-konseyi-siber-suclar-sozlesmesi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe><p></p><div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Favrupa-konseyi-siber-suclar-sozlesmesi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Favrupa-konseyi-siber-suclar-sozlesmesi%2F&amp;source=CaySimit&amp;style=normal&amp;service=bit.ly&amp;service_api=oezer%3AR_ba51a41f50e780127d29bf67877b020c&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><em>23 Kasım 2001’de Budapeşte Konvansiyonu olarak imzaya açıldı</em></p>
<p>ve şimdiye kadar 43 ülke tarafından kabul edildi; <strong>Türkiye ise henüz imzalamadı</strong>. Bu sözleşmenin açıklandığı haliyle üç temel amacı bulunuyor. Bunlar siber suçların katılımcılar arasında ortak tanımı, bu suçların soruşturma ve kavuşturma yöntemleri ile uluslararası işbirliği yollarının işlenmesi.</p>
<p>Bu ortak siber suç tanımlarıysa geniş anlamlarıyla 4 kategoriye bölündü. Sanal hırsızlık, sanal saldırı, kimlik yanıltması, sahtekarlık gibi konularda ülkeler arasında fikir bütünlüğü olmakla beraber iki kategori konusunda bazı sorunlar yaşanmaktadır. Bu iki kategoriden bir tanesi fikri mülkiyet hakları ve ihlalleri konusu, diğeriyse içerikle ilgili ihlal konusudur.</p>
<p>Türkiye açısından esas sorun teşkil eden konu tahmin edebileceğiniz şekilde <strong>içeriklerle ilgili ihlal konusudur.</strong> Bu konuda sorunsuz olarak uluslararası suç olarak kabul edilen tek konu çocuk pornografisidir. Diğer konulardaysa düşünce özgürlüğü, sansür,  demokratik ortam ve benzeri tartışmalar kapsamında sürekli görüş ayrılığı çıkmaktadır.</p>
<p>Bu noktada her ne kadar bazı itirazlarımız olsa da bu sözleşmenin imzalanmasını geciktirmenin ülkemizde olsa olsa dolandırıcılara faydası vardır. Yapılması gereken bu dört kategoriden üçünün direkt olarak kabul edilmesi ve ulusal kanunlara yani <strong>5651 ile onu destekleyen 3 yönetmeliğe</strong> uygun şekilde içerik kapsamlı suçlar kategorisinde Türkiye için özel statü alınmasına çalışılmasıdır. En azından bu şekilde çok önemli olan ve aleyhimize işleyen vakit kaybı engellenebilir.</p>
<p>Tüm bu uluslararası çabalara paralel olarak acilen <strong>iç hukuktaki eksikliklerin giderilmesi </strong>gerekiyor. Konu sadece kanunları yapmakla kapanmıyor, bunları uygulayacak ve ihlallerini değerlendirecek uzmanların da yetiştirilmesi gerekiyor. Futbolda sıkça kullanılan altyapı sorunumuz burada da karşımıza çıkıyor. Ülke olarak bu konuda çok ciddi sorunlarımız ve mahkemelerimizin önemli eksiği olduğu için de ilk süre zarfında<strong> eğitim ile kalıcı çözüm </strong>üretilene kadar belirli şehirlerde sadece siber suçlar ile ilgilenen mahkemelere ağırlık vermemiz gerekiyor.</p>
<p>Çıkarılan ve çıkarılacak olan kanunlar içinse artık kabul etmemiz gereken bir gerçek var, ki o da bu ülkenin müstehcenlik anlayışını, kültürel değerlerini ve sosyal değerlerini hiçbir şahsın, kurumun veya partinin belirleyemeyeceğidir. Bunlar ne derlerse desinler, ne yaparlarsa yapsınlar <strong>Türkiye </strong>farklı mezhepleri, dinleri, ateistleri, inançları, kültürleri ve sosyal çevreleriyle<strong> geniş bir mozaik olarak kalacaktır</strong>. Hiç kimsenin hiç kimseye kendi değerlerini dayatma hakkı bulunmamaktadır. Örnek verecek olursam başkası için müstehcen olan bikini reklamı benim için hayatın bir parçası, hatta işim veya sadece hoşuma giden basit bir ayrıntı bile olabilir; bu kimseyi ilgilendirmez ve kimsenin de bunu netten silme hakkı bulunmaz. İnternet insanların baskı altına alınıp, üniversitelerde olduğu şekilde sivil polis sokularak susturulmaya, engellenmeye ve belirli düşünce grupları altında kontrol altına alınmaya çalışıldığı bir ortam olmaktan uzak tutulmak zorundadır; üniversitelerin durumu üzücü başka bir konudur.</p>
<p>Ve bu konularla alakalı sorunlarda karar yetkisi mutlaka ama mutlaka uzmanlarda olmalıdır. <strong>Yargı bağımsız</strong> kalabildiği sürece bu tarz konulardaki kararlar da bağımsız kalacaktır. Sözleşme kapsamında uluslararası olarak kabul edilen ve tartışma götürmeyen bahsettiğim diğer kesin suçlardaysa uygulama mahkeme kararı beklenmeden, yargıyı meşgul etmeden Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılmalıdır. Şu an direkt kapatma kararları Tib tarafından alınmaktadır. Yani siber suçlar konusu iç hukukta  iki farklı kategori altında değerlendirilmeli ve yetkilendirilmeler buna göre yapılmalıdır.</p>
<p>Ne olursa olsun Türkiye’de <strong>acilen kişisel verilerin korunmasıyla ilgili detaylı yasalar</strong> çıkartılmalı ve uygulanmalıdır. Ek olarak da <strong>iç hukukta yeni düzenlemeler </strong>yapılmalı, Budapeşte konvansiyonu konusunda hızlı bir çalışma yapılıp, imzalayan ülkeler arasına katılınmalıdır.</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Favrupa-konseyi-siber-suclar-sozlesmesi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://caysimit.com/2010/10/avrupa-konseyi-siber-suclar-sozlesmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook Yasağı</title>
		<link>http://caysimit.com/2010/10/facebook-yasagi/</link>
		<comments>http://caysimit.com/2010/10/facebook-yasagi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Oct 2010 09:46:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Kömürcü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://caysimit.com/?p=251</guid>
		<description><![CDATA[Yasakların neresindeyiz? Yasak sebeplerini tartışmaya başlamadan önce hukuksal dayanağı hakkında Aylardır dillendirilen bu konuda karar için son aşamalara gelmişiz gibi gözüküyor; aksi taktirde bu konunun basına bu kadar net yansıması ve ekranları saatlerce meşgul etmesi mümkün olmazdı.  Bir Türkiye klasiği olarak konunun ekranlara gelmiş olması, içeriğinin tam olarak anlatılmış olması anlamına gelmiyor. Dolayısıyla konu tek, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Ffacebook-yasagi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe><p></p><div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Ffacebook-yasagi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Ffacebook-yasagi%2F&amp;source=CaySimit&amp;style=normal&amp;service=bit.ly&amp;service_api=oezer%3AR_ba51a41f50e780127d29bf67877b020c&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><strong><em>Yasakların neresindeyiz? Yasak sebeplerini tartışmaya başlamadan önce hukuksal dayanağı hakkında</em></strong></p>
<p>Aylardır dillendirilen bu konuda karar için son aşamalara gelmişiz gibi gözüküyor; aksi taktirde bu konunun basına bu kadar net yansıması ve ekranları saatlerce meşgul etmesi mümkün olmazdı.  Bir Türkiye klasiği olarak konunun ekranlara gelmiş olması, içeriğinin tam olarak anlatılmış olması anlamına gelmiyor. Dolayısıyla konu tek, gerçek çok, tartışmalar yüzeysel. Aslında verilere dayalı bilginin tek ve bu bilginin yorumunun çoklu olması gerekirdi.</p>
<p>2007 senesinde kabul edilen <strong>5651 Nolu Kanun</strong> ile internet ortamında yapılan yayınlarla ilgili önemli bir kanun çıkarıldı. Kanunlar ne olursa olsun; yapılan tartışmaların mevcut hukuki dayanaklar üzerine yapılması gerekir. Sonrasında çıkarılan sonuç anlamsız veya zararlı olacak olursa; ancak o zaman o kanun hakkında yeniden düzenleme yapılması düşünülebilir. Kanuna dayalı durumda hatalı sonuç çıkamaz; çünkü sonucun dayanağı olan formül zaten verilmiştir ancak bu dayanağın temelleri üzerinde değişiklik yapılabilir. Sonucun kendisinde oynama yapacak olursanız, bu sonuca dayanarak muameleye tabi tutulmuş diğer insan ve kurumlara haksızlık yapılmış olunur.</p>
<p>Fazla detayına girmeden bu kanunun maddelerini inceleyecek olursanız sadece içerik sağlayacının yetmediğini aynı zamanda bir ‘<strong>yer sağlayıcı</strong>’ gerektiğini görürsünüz.  8. Madde suçlar ve yayına erişimin engellenmesi konusunda açıklama yaptıktan sonra 9. Madde ile itiraz hakkı konusunda bir düzenleme yapılmıştır. Zaten Facebook gibi yabancı şirketlerin platformları konusundaki sorunlarda bu noktada başlıyor. Bu sorun sadece Facebook ve Youtube sorunu değil, Türkiye’de faaliyet gösteren tüm yabancı şirketleri ilgilendiren bir konu. Ve başka konu başlıklarının karıştırılmasına engel olmak için: Bu kanun sadece yayın hususunu düzenliyor; vergi ve benzeri konuların cevaplarını burada aramamak lazım.</p>
<p>İster eğlence sitesi olsun, ister oyun sitesi olsun, ister sosyal platform olsun; ne olursa olsun <strong>Türk makamları yabancı şirketlerin peşinden koşmak zorunda değiller.</strong> Benzer sorunları Almanya’dan faaliyet gösteren oyun şirketleri de yaşıyor ve aynı sorunlarla onlar da yüzleşecekler, hatta bazıları çok ciddi şekilde yüzleşmekteler. Yabancı bir şirket Türkiye’de faaliyet göstermek istiyorsa, şube açmayacak olsa bile yer sağlayıcı hizmeti almak zorunda.  İçerik sorunları, tüketici şikayetleri, yasal şikayetler ve sonrasında oluşan süreçte ilgili yetkililer bu yer sağlayıcı hizmetini sağlayan Türk kuruluşlar ile temasa geçerler. Bunların olmaması durumunda ilgili konular bir süre bekletilir, bazı özel durumlarda yabancı şirketin merkezi ile irtibata geçilir ama onun da gerçekleşmemesi durumunda kanun hükümleri uygulanır. Bu hükümlerin uygulanması konusunda Türk tüketicinin başvurması gereken yer kendi yerel tüketici hakları olmalıdır.</p>
<p>Bu yerel hizmetleri alma konusunda her yabancı şirketin başka çekincesi oluyor. Online oyun şirketleri genel olarak bu hizmet ile vergi sorunu yaşar mıyız, gelirimizin bir kısmını Türkiye’de ödemek zorunda kalır mıyız endişesi yaşarken, Facebook gibi platformlarsa daha çok içeriğe karışma, katılımcılarının kişisel verilerinin tutulması gibi konularda endişe duyuyorlar. Örnek verecek olursak birçok Avrupa ülkesinde platformlar üzerindeki kişisel verilerin 3 ay boyunca saklanması uygun görülürken, Türkiye’deki yer sağlayıcılardan talep edilen saklama süresi en az 6 aydır.</p>
<p>İnternet ve sunduğu imkanlar çok geniş olmakla beraber, bu imkanların sunulması, değerlendirilmesi ve yayılması konusunda dünya çapında düzenlemeler gerekiyor. Türkiye’de yaşanan internet içerik sorunları daha çok politik içerik gibi belli başlı konulara tıkalı kalmakla beraber, ilerki yıllarda çok farklı sorunlarla karşılaşacağız. Almanya gibi internet konusunda bizden daha ileri bir ülke bile halen denetim sorununu çözemedi, çözmesini geçtim bazı konularda neresinden başlayacaklarına karar veremediler. Özellikle ticari anlamda internet üzerinden sadece ithal eden bir ülke olarak artık ciddi hazırlıklar yapmamız gerekiyor, ki internet bizleri veya kurumlarımız interneti kullanmak isteyen bizleri yutmasın.</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Ffacebook-yasagi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://caysimit.com/2010/10/facebook-yasagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şirketlerde Sosyal Medya  – Kimin Görev Alanı?</title>
		<link>http://caysimit.com/2010/10/sirketlerde-sosyal-medya-%e2%80%93-kimin-gorev-alani/</link>
		<comments>http://caysimit.com/2010/10/sirketlerde-sosyal-medya-%e2%80%93-kimin-gorev-alani/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Oct 2010 10:35:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ibrahim Evsan</dc:creator>
				<category><![CDATA[eTicaret]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://caysimit.com/?p=247</guid>
		<description><![CDATA[Farklı holdinglere ve şirketlere yaptığım ziyaretlerde, sosyal medyanın kullanımının kimin görev alanı olduğunun çoğu şirkette pek de net bir şekilde düzenlenmemiş olduğunu tespit ettim. Çoğu şirket sadece, sosyal medya görev alanının “pazarlamada bir yerlerdeˮ olması gerektiğinin bilincinde. Böylece çok sayıda koordinasyon düzeyi göz önünde bulunduruluyor ve bu da açık iletişim ve duygusallık açısından anlayış eksikliğine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Fsirketlerde-sosyal-medya-%25e2%2580%2593-kimin-gorev-alani%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe><p></p><div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Fsirketlerde-sosyal-medya-%25e2%2580%2593-kimin-gorev-alani%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Fsirketlerde-sosyal-medya-%25e2%2580%2593-kimin-gorev-alani%2F&amp;source=CaySimit&amp;style=normal&amp;service=bit.ly&amp;service_api=oezer%3AR_ba51a41f50e780127d29bf67877b020c&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Farklı holdinglere ve şirketlere yaptığım ziyaretlerde, sosyal medyanın kullanımının kimin görev alanı olduğunun çoğu şirkette pek de net bir şekilde düzenlenmemiş olduğunu tespit ettim. Çoğu şirket sadece, sosyal medya görev alanının “pazarlamada bir yerlerdeˮ olması gerektiğinin bilincinde. Böylece çok sayıda koordinasyon düzeyi göz önünde bulunduruluyor ve bu da açık iletişim ve duygusallık açısından anlayış eksikliğine yol açıyor. Ne de olsa sempati sosyal medyadaki en önemli para birimi.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-248" title="diskussion2" src="http://caysimit.com/wp-content/uploads/2010/10/diskussion2.jpg" alt="" width="600" height="326" /></p>
<p>Özellikle büyük ve sabit firmalarda sosyal medyanın şirketin veya markanın iletişim sürecinin bir parçası haline gelmesi neredeyse düşünülemez bir noktada. Bu, özellikle uluslararası çapta faaliyet gösteren büyük şirketler için geçerli. Ülke sınırları üzerinden koordinasyon, açık bir iletişimi neredeyse imkânsız hale getiriyor.</p>
<p>Bu uluslararası şirketlerin pazarlama bölümleri, iletişim stratejileriyle sık sık pazarı geniş çapta “bombalayanˮ uçak gemilerine benziyor. Bu esnada sıkça unutulan şey ise müşterilere bireysel olarak kulak vermenin, tüm medya organları aracılığıyla taarruza geçmekten çok daha iyi sonuçlar verdiği; ne de olsa bir sürat motoru bir uçak gemisine oranla çok daha iyi manevra yapma ve çok daha çabuk devreye girme kapasitesine sahiptir.</p>
<p>Bu nedenle bazı şirketler az veya çok başarı vadeden bir şekilde bu önemli dahili göreve bir çözüm getirebilmek için dış şirketlere başvuruyor. Ancak bu girişim daha da fazla koordinasyon basamağını beraberinde getirdiği için, sıkça hiçbir iyileşme sağlamamakla birlikte sadece şirkette dahili olarak “bu gibi işlerle uğraşılmasıˮ gereğini ortadan kaldırmaya yarıyor.</p>
<p>Benim düşünceme göre bu gittikçe önem kazanan sorunun çözülebilmesi için bir ağ yöneticisine ihtiyaç var. Ağ yöneticisi, şirkette önemli olarak değerlendirilen ve kamu oyunun ilgisini çekebilecek tüm düzeylere ve konulara erişebilmeli.</p>
<p>Ağ yöneticisinin görevleri ise çok çeşitli: şirketin içindeki ve dışındaki tüm gelişmeleri ve tartışmaları en azından tüm sosyal medya kapsamında takip etmeli, bazen girişimde bulunmalı, bazen tepki göstermeli ve bunun yanında kendi şirketiyle ilgili bilgiler için bir ilham kaynağı oluşturmalı.</p>
<p>Heyecan verici konular ve blog yazılarını araştırıp bulmalı, şirket mensuplarını sürekli olarak bilgilendirmeli ve internette şirkete dışarıya karşı da bir yüz kazandırmalı. Ağ yöneticisi, şirketin “genel görünümünüˮ oluşturmaktan sorumlu olan bir “sanatçıˮ olarak da tanımlanabilir.</p>
<p>İdeal durumda bu görev tek bir kişi tarafında üstlenilebilir. Önemli olan tüm sosyal medya kanalları üzerinden şirketin kurumsal kimliği ve kurumsal tasarımı doğrultusunda şirketi dışarıya tek bir çizgide lanse etmek. Tüm görünüm ve iletişim, şirketin çizdiği tablonun bir parçası olmalı.</p>
<p>Şirketler için sosyal medyanın öneminin farkına ne yazık ki henüz tüm (pazarlama müdürleri) müdürler varmadılar. Daha küçük ve esnek şirketlerin yıllardan beri başarıyla uyguladıklarıyla arayı yakın zamanda kapatmak bazı şirketler için oldukça zor olacak. Çünkü sosyal medyada yer alan en küçük bir olumsuz değerlendirme bile şirketi büyük bir hızla zor bir duruma düşürebilir. Bu yüzden bugün artık şirket bölümlerinin ötesinde hızlı ve esnek bir şekilde hareket edebilmek çok önemlidir.</p>
<p>Bizim sosyal medyayı nasıl ele aldığımızı burada görebilirsiniz: <a href="http://www.facebook.com/UnitedPrototype">Facebook/UnitedPrototype</a>.</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F10%2Fsirketlerde-sosyal-medya-%25e2%2580%2593-kimin-gorev-alani%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://caysimit.com/2010/10/sirketlerde-sosyal-medya-%e2%80%93-kimin-gorev-alani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook ve Google karşılaştırması &#8211; İnsan makineye karşı</title>
		<link>http://caysimit.com/2010/09/facebook-ve-google-karsilastirmasi-insan-makineye-karsi/</link>
		<comments>http://caysimit.com/2010/09/facebook-ve-google-karsilastirmasi-insan-makineye-karsi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Sep 2010 12:14:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ibrahim Evsan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dijital Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Amazon]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[Microsoft]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://caysimit.com/?p=244</guid>
		<description><![CDATA[Bir süre boyunca dijital süper güçlerin iddialarının sınırları belirli ve kesin gibi görünüyordu. Amazon gitgide aşırı güçlü bir dijital alışveriş merkezine dönüşüyor, Microsoft sadece çevrimdışı karşımıza çıkan dev olmaya devam ediyor ve Apple iPhone ve iPad ile mobil telekomünikasyon cihazlarında bir numara olduğunu bir kez daha ortaya koyuyordu. Ama birdenbire dijital dünya sanki yerinden oynadı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F09%2Ffacebook-ve-google-karsilastirmasi-insan-makineye-karsi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe><p></p><div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F09%2Ffacebook-ve-google-karsilastirmasi-insan-makineye-karsi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F09%2Ffacebook-ve-google-karsilastirmasi-insan-makineye-karsi%2F&amp;source=CaySimit&amp;style=normal&amp;service=bit.ly&amp;service_api=oezer%3AR_ba51a41f50e780127d29bf67877b020c&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Bir süre boyunca dijital süper güçlerin iddialarının sınırları belirli ve kesin gibi görünüyordu. Amazon gitgide aşırı güçlü bir dijital alışveriş merkezine dönüşüyor, Microsoft sadece çevrimdışı karşımıza çıkan dev olmaya devam ediyor ve Apple iPhone ve iPad ile mobil telekomünikasyon cihazlarında bir numara olduğunu bir kez daha ortaya koyuyordu.</p>
<p><img src="http://caysimit.com/wp-content/uploads/2010/09/google.jpg" alt="" title="google" width="600" height="292" class="aligncenter size-full wp-image-245" /></p>
<p>Ama birdenbire dijital dünya sanki yerinden oynadı. Amazon Kindle ile birlikte, Apple’ın da şimdi iPad ile göz koyduğu çevrimdışı kitap pazarına giriş yaptı. Microsoft dijital görünmezlikten kendini kurtararak Bing ve Yahoo ile Google’a meydan okumaya çalışıyor, ayrıca Microsoft’un yeni internet tarayıcıları da eskiye nazaran artık çok övgü alıyor. Ve son olarak Apple, reklam pazarına girmesiyle ve böylece Google’a meydan okumasıyla heyecan yaratıyor. </p>
<p>Facebook’un başarısı, etkileyici rakamlarına yansıyor. Diğer çevrimiçi ürünlerin aksine, Facebook’un kullanıcı sayısına ilişkin bildiriler yüz milyonluk adımlarla artış gösteriyor. Facebook sadece en çok kullanılan çevrimiçi ürün olmakla kalmıyor, aynı zamanda internetin az ya da çok şekillendirdiği insanın arkadaşlarıyla iletişim ihtiyacına cevap veren bir sosyal işletim sistemi olma yolunda ilerliyor. Ancak bu dijital süper güç de, şu ana kadar düşünüldüğünden çok daha fazlasını gerçekleştirme kapasitesine sahip olabilir:</p>
<p><strong>Arama sonuçlarının olağanüstü kalitesine güvenebilecek olan Facebook arama motoruyla.<br />
</strong><br />
Bu arama motoru, Google’daki arama sisteminde olduğu gibi “mekanik filtrelerleˮ, yani algoritmalarla değil, “insani filtrelerleˮ, yani arkadaşlarımın değerlendirmeleri doğrultusunda arama yapabilir. Facebook’ta belli bir kelimeyi girip arama yaptığımda, ilk olarak arkadaşlarımın beğendiği sayfalar gösterilebilir. Bu benim bir şeyin lehine veya aleyhine olan kararımı, hiçbir şekilde kişisel olmayan, her şeyi hiçbir kullanıcıya açık olmayan kriterlerin doğrultusunda değerlendiren Google aramasından çok daha fazla etkileyebilir. </p>
<p>Bunun yanısıra Facebook araması, internetteki uzmanların sayfalarını gösteren bir “uzmanlar bölümünüˮ de içerebilir. Bir aramayı, arkadaşlık ve duygusal boyutun önde olduğu bir bilgi bölümü ve tamamen akla dayanan bir uzman bölümü şeklinde iki bölüme ayırmak birçok insanın karar verme sürecine en iyi şekilde cevap verecektir. Bir kararın hem duygusal hem de akli açıdan değerlendirilmesi eşit şekilde devreye girerek, basit ve yorum içermeyen bir arama sonucu “bunu beğendimˮe dönüşebilir. Bu “ beğeniˮ, böylece“Facebook arama mekanizmasındaˮ bir “tavsiyeˮ haline gelebilir. Bunun için internetteki tüm web sitelerinin “beğeni butonlarınaˮ açık olması ve bunları siteye entegre etmesi gerekmektedir. Bu da Facebook aramasına dahil olabilmek için Facebook’a içeriklerine erişme izni vermeleri anlamına gelmektedir. </p>
<p>“Bunu beğendim” böylelikle, verimli ve hedef odaklı çalışmayı benimseyen bir dünyada, kendi başına bir karar kriteri haline geliyor. Ancak bununla birlikte biz aynı zamanda, hiçbir nüansa ve ara nağmelere yer vermeyen bir “başparmak yukarıˮ yoluna çıkıyoruz. Arama sonuçlarının değerlendirilmesi önceden de olduğu gibi hâlâ arayanın elinde, o aramasında kullanmak istediği ve arama sonuçlarına uyguladığı kalite kriterlerini kendisi belirliyor. Öte yandan doğruyu itiraf etmek gerekirse, Google’daki ilk üç arama sonucundan daha fazlasına hiç bakmıyoruz bile. Çünkü biz bulmak istiyoruz, aramak değil. Bu nedenle ileride arkadaşlarımızın tavsiyelerine, adı Google ve bugüne kadar çok büyük başarılara imza atmış da olsa, soğuk ve hiçbir duygu içermeyen bir makinenin sonuçlarına güvendiğimizden daha çok güveneceğiz. </p>
<p>Google tavsiye pazarlamacılığının gelişmesine ve beraberinde getirdiği önemli sonuçlara ayak uyduramadı. Google kullanıcıların duygularına hitap etmeyi hiç başaramadı, bu yöndeki en son deneme olan Google Wave’in başlatılmasıyla sonlandırılması bir oldu. Şu anda halen Google’ın sahip olduğu internetteki bilgi egemenliği yakın bir zamanda diğer bir dijital süper güç olan Facebook sayesinde yavaş yavaş tehlike altına giriyor. </p>
<p>Belki de Google makinelere fazlasıyla güvendi ve insanları unuttu?<br />
Belki Facebook öncelikle insanları ele alarak doğru yola adım atmış oldu?</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fcaysimit.com%2F2010%2F09%2Ffacebook-ve-google-karsilastirmasi-insan-makineye-karsi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=600&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:600px;height:30px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://caysimit.com/2010/09/facebook-ve-google-karsilastirmasi-insan-makineye-karsi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

